29 Eylül 2014 Pazartesi

ahvalim

...
bu kez üç noktayla bitmiyor, başlıyor cümlelerim
Öyle, çünkü tüm bu noktaların sonunda işte bu müşküller faslındayım artık.

En acısı da hedeflerimin yerine yenilerini koyamaman...
Üstüne kurduğun düşüncelerin eskimeye başlayıp aklındaki yaşamın çatır çatır yıkılıp yerle bir olmasını izlemek!
Ve geride kala kala çalı çırpı kalıyor. Fakat beni bekleyen başka bir hayat yoksa? -ki Allah korusun-
Belki de çaresizlik konusunda fazla ileri gittim. Ama bu olmamış hedeflerin yıl dönümleri çok acı veriyor. Bu kadar küçülüp zavallılaşmama sebep bir daha öyle heyecanlı hedefler koyamamam önüme...
Umutsuzluğum bundandır!
Şimdi anlıyor musunuz beni neden İstanbul'da olmak istiyorum sürekli?
Çünkü İstanbul heyecanlı hedeflerimi kafama koyduğum zamanların merkez üssü!!!
Şimdi mi ?
Sonumun daha da kötüye varacağını haber veren sinsi bi duygu içimi yavaş yavaş kemiriyor şimdi, yiyip bitiren suçluluk duygusu beraberinde..
Gece gündüz demeden işkence devam ediyor kanırta kanırta.

Hayatta hiç bir şey, yapabileceğimi bildiğim halde yapamadıklarımı görmek kadar can yakmıyor inanın bana.

26 yaş..
Ne tuhafsın!
Ne gençsin ne olgun;
Hem her şeye geç kalmışsın
Hem de daha çok erken.

Yolda görsem tanıyamacağım siluetlerim var artık!
bi yerde okumuştum ; bundan sonrasını ancak şarkılar anlatabilir zira artık o popüler grupların değil de klasiklerin şarkılarına eşlik ediyorum diyordu yazar sanırım benim için de durum bundan ibaret bundan sonra.


peki sorarım size idealizm kimin fikriydi de gereksiz yere soktu aklıma?
Çünkü manasını öylesine selametle sırtında taşıyan ideallerim var ki içinizi titretir.
ve sanırım tam da burda çirkin krala katılmamak içten bile değil;insanın aklı kendine düşman olur mu?Benim aklım bana düşman!
neyse ben hatayı başka yerde aramaya gidiyorum ve sanırım dönemeyeceğim :/
ya da şöyle söyliyim insan ümitli olmalı çünkü allah var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder