31 Aralık 2014 Çarşamba

bu bir yeni yıl yeni kafa yazısıdır!

Oysa ne hoş rastlantılarla başlamıştın 2014, meğer koca bi yanılgıymışsın ya neyse.
Hani S.Ali Madonna'nın ilk cümlesinde diyordu ya; " Şimdiye kadar tesadüf ettiğim insanlardan bir tanesi benim üzerimde belki en büyük tesiri yaratmıştır." diye hıhh işte bu cümle hayatımın cümlesi olacaktı geçen sene tam da bu zamanlarda..Sonra yok oldu her şey birden nasıl oldu bilmiyorum ama yok oldu.
Artık B.Bıçakçı'nın sözleri geldi sahneye; " Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilirdi bizi? " 
Bizim Büyük Çaresizliğimiz de böylece roman satırlarında kaldı.
Yani demem o ki S.Ali yine haklı; " Tesadüf seni karşıma çıkarmasaydı,gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir ruhum olduğunu öğrettin, bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil...Bana hakikaten yaşamak fırsatı verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim. Böyle birkaç ay birkaç ömür kıymetinde değil midir? "
Bakalım 2015 bu satırları silebilecek misin zihnimden ki dilerim sil, izi bile kalmasın! Öyle sil ki koskoca bi dönem geride kalsın yeni romanlar yazılsın sil ki yürümesini bilemediğim yerde koşanlara kızmayayım bu yıl..
Evet bu yıl yürümesini bilemediğim yerde koşanlara kızdım
evet planlı mutluluklarımı erken ilan ettim
evet bütün istediğim biraz kesinlikti
evet zaman,sabır ve kader üçlüsünde çok yoruldum
evet çok kırdım çok kırıldım
evet geç kalmaktan korkar oldum
evet adını bilmediğim kuşlar uçtu üstümden
evet karıştım bi kere
evet meçhule uğurlandım
evet leylayı geçtim mevlaya varamadım
evet düşmedim kaldırmadılar
evet kabullenemedim
evet araf zamanlarımda tıkandım kaldım
evet biliyorum dedim öğrenemedim
evet yapmak istediklerimle yaptıklarım birbirini tutmadı
evet tanımlayamadığım, acemi olduğum duygularıma üç harfli en tehlikeli ismi taktım
evet hayatlara dokundum hayatıma dokundular
evet parmak izlerim hala aynı yerde
evet bir daha asla eskisi olmayacaklar oldu
evet hiç bu kadar zor olmadı
evet ben elmayı sevdim elma beni sevmedi
evet bir rastlantıydı her şey ama o kadardı sadece
evet yanlış düşündüm yanlış yaptım ama hala yanlış hissettiğime inanmıyorum
evet insan bazen yarını beklemeli zira yarın yeni bir yıl yeni bir dönem yeni bir roman aslında yarın sadece yeni bir gün. Sadece.

29 Eylül 2014 Pazartesi

ahvalim

...
bu kez üç noktayla bitmiyor, başlıyor cümlelerim
Öyle, çünkü tüm bu noktaların sonunda işte bu müşküller faslındayım artık.

En acısı da hedeflerimin yerine yenilerini koyamaman...
Üstüne kurduğun düşüncelerin eskimeye başlayıp aklındaki yaşamın çatır çatır yıkılıp yerle bir olmasını izlemek!
Ve geride kala kala çalı çırpı kalıyor. Fakat beni bekleyen başka bir hayat yoksa? -ki Allah korusun-
Belki de çaresizlik konusunda fazla ileri gittim. Ama bu olmamış hedeflerin yıl dönümleri çok acı veriyor. Bu kadar küçülüp zavallılaşmama sebep bir daha öyle heyecanlı hedefler koyamamam önüme...
Umutsuzluğum bundandır!
Şimdi anlıyor musunuz beni neden İstanbul'da olmak istiyorum sürekli?
Çünkü İstanbul heyecanlı hedeflerimi kafama koyduğum zamanların merkez üssü!!!
Şimdi mi ?
Sonumun daha da kötüye varacağını haber veren sinsi bi duygu içimi yavaş yavaş kemiriyor şimdi, yiyip bitiren suçluluk duygusu beraberinde..
Gece gündüz demeden işkence devam ediyor kanırta kanırta.

Hayatta hiç bir şey, yapabileceğimi bildiğim halde yapamadıklarımı görmek kadar can yakmıyor inanın bana.

26 yaş..
Ne tuhafsın!
Ne gençsin ne olgun;
Hem her şeye geç kalmışsın
Hem de daha çok erken.

Yolda görsem tanıyamacağım siluetlerim var artık!
bi yerde okumuştum ; bundan sonrasını ancak şarkılar anlatabilir zira artık o popüler grupların değil de klasiklerin şarkılarına eşlik ediyorum diyordu yazar sanırım benim için de durum bundan ibaret bundan sonra.


peki sorarım size idealizm kimin fikriydi de gereksiz yere soktu aklıma?
Çünkü manasını öylesine selametle sırtında taşıyan ideallerim var ki içinizi titretir.
ve sanırım tam da burda çirkin krala katılmamak içten bile değil;insanın aklı kendine düşman olur mu?Benim aklım bana düşman!
neyse ben hatayı başka yerde aramaya gidiyorum ve sanırım dönemeyeceğim :/
ya da şöyle söyliyim insan ümitli olmalı çünkü allah var!

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Kardeş!



Bir kelime, iki hece,6 harf neler taşıyor olabilir sırtında? Bunca anlamı nasıl barındırır tek bir kelime?
Kardeş...
Annemle babama sayelerinde sahip olduğum her şey ve hissettiğim tüm duygular için minnettarım elbet ama teşekkürlerin en büyüğü öyle kolay kolay herkesin sahip olamayacağı :) bu kardeş zenginliğini verdikleri için.
10 Mayıs günü artık bir erkek kardeşimizin daha olmasıyla zenginliğimizi katladığımızın resmi tarihi; Zahid artık bizim duru güzelimizin,Sena'nın seçtiği hayat arkadaşı...
Şimdi gelsin yaşanacak çoook mutlu günler,katlanarak büyüyen sevinçler,paylaşarak azalan dertler, birlikte aşılan göz yaşları...
Kardeşiiimmm seni öyle seviyorum ki...
Sana ve Zahid'e rabbimin izinde, yüzünüzdeki gülücüklerin hiç solmadığı güzel bir yaşam diliyorum ve ekliyorum hemen teyze olmak istemememle birlikte çok kardeş olmanın güzelliğini unutmayın;)
Yeni hayatınız da sizin gibi güzel olsun, her ne olursa olsun yanınızda olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın.
Unutmadan kardeşim eğer ışığı kapatma kavgası ya da kıyafet tartışması özlemi yaşarsan artık komşu sayılırız :)
Ve son olarak bana tüm bunları hissettirdikleri için Sena & Zahid (an itibariyle :) Cihanlı çiftine teşekkürlerimi bir borç bilirim.
Her daim bugünkü gibi aşkla bakmanız dileğiyle...
Hande
Kardeşiniz/çiçeği burnunda baldız;)





26 Şubat 2014 Çarşamba

Kalaşnikof Sevgilim

Tuna Kiremitci'nin tek beğendiğim yazısı;

Bakma "Biz ayrılamayız" dediğine şarkının.Şu dünyada herşey bizi ayırabilir.
Şehirler ayırabilir mesela.Akşam trafiğinde yalnızlıkla.Gündelik koşturmalar ve üç kuruşluk hesaplar."Politik doğruculuk"ve sayın muhbir vatandaş.
Savaşlar ayırabilir.Bir de bakmışsın başka orduların askerleri,başka davaların neferleriyiz.Çıkmışız aynı dağa ayrı yanlardan.
Yollar ayırabilir sonra:Tır soförü gibi "Ömrümü yıllar değil,yollara verdim"desen de giden sadece ömür olur,ayrılık bir yere gitmez.Haklıdır şair,akan zaman değil mesafelerdir.
Ülkeler girebilir araya:Başka diller konuşan,başka suçlar işleyen,başka Tanrılara aynı duaları eden milletler.
Bir İbrahim türküsü,bir Mrathan şiiri,bir Çağan filmi gibi pençeler gönülleri ayrılığın ihtimali.Her ihtimalin gerçeğin tetikçisi olması.
Alışveriş bile ayırabilir.Kim bilebilir hangimizin hangi markaların bağımlısı olacağını?
Bir Louboutin bizi toprak diye çiğneyebilir.Bir Bulgari ayrılığın vaktini gösterebilir.Bir Kalaşnikof alnımızdan vurabilir.
İnce bilekler,silikonsuz göğüsler,Acem halısına sürtünmekten kızarmış diz kapakları,dar kalçalar,adeleli kollar bizi dakikada ufalar...
Aşk bile ayırabilir bizi:Sadece birbirimizden ayırsa neyse.Ayırır atomlarımızdan bile.
Sonra o atomlar boşlukta fizik yasalarına rağmen birleşir,karşımıza dikilir.
Bağrımızda reaktör patlamış,radyasyon hücrelerimize yayılmış,dalgalar kalelerimizi yerle yeksan etmiştir.Harap ve bitap düşmüştür ruhumuz.
Cebren ve hile ile kulağımızın dibinde Kalaşnikof misali gürültü ediyor olabilir hayat.
İşte o zaman bile gönüllerin görevi,birbirleri için atmaya devam etmektir.
Tuna Kiremitçi

25 Şubat 2014 Salı

vaziyetler

bulunduğum her an en ideal an mı yani?..En büyük özgürlüğüm de o ana kattığım yorum o halde...


     MİSAFİRHANE

İnsan olmak bir misafirhane gibi.
Her sabah gelir yeni biri.
Beklenmeyen bir misafirdir
bir sevinç, bir hüzün, bir kötülük arzusu,
ve de bir anlık bir bilinçlilik duygusu.
Hoş karşıla hepsini, hoş tutmaya bak!
Eşyaları dışa atan
evini hoyratça boşaltan
bir deste elem bile olsalar,
saygıyla ağırla her birini.
Yeni bir zevkle doldurmak için 
olabilir bu temizliğin nedeni
fırlatıp attıklarının yerini.
Karanlık düşünce, utanç, melanet,
Kapıda karşıla güler yüzle,
hepsini içeriye et davet.
Hepsine şükret çünkü
gönderilmiştir her biri
bir yol gösterici gibi
bu alemin ötesinden.

Mevlana Celaleddin Rumi